Hasan Balcı ;Şeyh Sait Ayaklanması üzerine

374
Şeyh Sait Ayaklanması üzerine….
Mustafa Kemâl; Burnuma Barut Kokusu geliyor..
AKP tarafından atanan kayyum yönetiminin Diyarbakır-Elâzığ arasında yapılan otoyola Şeyh Said ismini vermesinin ardından bir bardak Su’da kıyamet kopmuştu. Duruma tepki veren TKP Diyarbakır örgütüne saldırı girişimi ve TKP’nin Çark Çekiç Bayrağı Kürt faşistleri tarafından saldırıya uğramıştı.
Şeyh Sait ayaklanması:
İsyan Mustafa Kemal’e anlatıldığında Mustafa Kemal, Burnuma Barut kokusu geliyor demişti.
Şeyh Said’e getirilen suçlamaların başında ‘isyanın Kürtçü bir nitelik taşıdığı’ ve ‘Türklere karşı büyük bir nefret beslediği’ gelmekteydi
Şeyh Said yakalandığında verdiği ifade de “Hamd olsun hepimiz Müslümanız. Kürt Türk yoktur” demişti.
Şeyh Said’in İngilizler tarafından desteklendiği iddiasını İsmet İnönü çürütmüştü.
İsmet İnönü hatıratında; Şeyh Said İsyanı’nı doğrudan doğruya İngilizlerin hazırladığı veya meydana çıkardığı hakkında kesin deliller bulunamamıştır. Fakat bundan şüphe edilmiş ve gerekli tahkikat yapılmıştır. Çünkü İngilizlerin, Musul Harekâtı esnasında ve daha sonra Nasturi ayaklanmalarında olduğu gibi, hudutlarda ve dışarıda propagandayla, münasebetlerle Şeyh Said İsyanı’nın patlamasında zahiren yardımcı oldukları intibahı mevcuttu.
İsyan öncesi devlete şikayetlerini bildiren Şeyh Said isyanı, dini hassasiyeti olan bir şeyhin, çok planlı olmayan Cumhuriyet ve değerlerine karşı  bir kıyam hareketiydi.
Şeyh Said Mahkeme ifadelerinde;
Reis Müfid Bey: Şeyh Efendi, Piran’a gelmezden evvel din meselesinden dolayı kıyamı tasavvur ediyordunuz değil mi?
Şeyh Said: Kalbimde tasavvur ediyordum, lakin muharebe suretiyle değil. Risale yazıp şeriat ahkâmını tasrih ederek kanunları da şeriata mutabık bir şekilde talep etmek istedik. Meclis-i Mebusan’a göndermek istedim.
Reis Müfit Bey: Ne için yapmadınız, böyle bir risale yazmadınız?
Şeyh Said: Evet, arz ettiğim gibi biz evvela bu fikri kitabeten halletmek için gidip münakaşa-i ilmiye yapayım dedim ve bazı rüfeka bulmak istiyordum.
Fakat kader-i ilahi beni Piran’a sürükledi. Piran vak’ası çıktı. Önünü alamadım.
Şeyh Saidkendi Mahkeme ifalerinde olduğu gibi bir Kürt ayaklanmasından ziyade gerici, Cumhuriyet düşmanı şeriatçı bir ayaklanmaydı.
Burada sorulması gereken şey şudur;
Bayram değil, seyran değil.
O caddeye Şeyh Said’in adı neden verildi.
Devlet elinizde değil mi ?
Şeyh Said, 29 Haziran 1925’te Şark İstiklal Mahkemesi tarafından Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda 46 arkadaşı ile beraber idam edildi. Cumhuriyet düşmanı Şeyh Said ve 46 arkadaşının mezarı nerede?
Hasan Balcı