Özlem Ağırman :Halk TV üzerinden basın, medya özgürlüğü ve önemi.

318

Halk TV üzerinden basın medya özgürlüğü ve önemi. Son yıllarda sistemin ürettiği gazeteciler, sanatçılar tv kanallarında yorumcu olarak boy göstermişti. Gazeteci deniyor listeye ama gerçekten gazeteci etiğine, ilkelerine sahip kaç kişi var? Basın ve medya özgürlüğü halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme özgürlüğüdür. Demokrasi rejiminin ana ilkesi, herkesin anayasal hakkı habere, bilgiye özgürce ulaşmaktır.

Basın ve medyanın görevi de bilgi ve haberi halka manipüle etmeden, trollemeden ulaştırmaktır.

Peki, basın ve medya kuruluşlarının bir kısmı iktidarın bir kısmı da muhalefetin kontrolüne girerse ne olur? İşte bugünkü sonuca ulaşmış oluruz. AKP kontrolünde basın ve medya organları 7/24 iktidarın kara propagandasını yaparken, kendisini muhalefetin tetikçiliğine adamış bazı medya organları da parti ve kendi çıkarlarını organize eder.

Peki halk bu durumda nereden bilgi alacak?

Bu yaratılan kirlilik, iktidarın uşakları kadar onunla işbirliği halinde olan, birbirinin değirmenine su taşıyan basın ve medya oluşumlarına yol açmıştır.

Halk TV de olanlar demokrasinin yüz karasıdır. Daha ilk günden yazdık söyledik, partiler bir medya organını kontrol etmemeli, adı onunla birlikte anılmamalı, medya ilişkilerini kontrol ediyor durumuna düşmemeli. Durum böyle olmadı, Halk TV o dönem CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın olduğu söylendi, partinin dendi, Deniz Baykal’ın nasıl sahip olduğu, kaynağının ne olduğu üstünde durulmadı. Bugün HAlk TV’den şikayetçi olanlar o gün bu duruma karşı bir görüş, duruş geliştirmedi.

Bu o kadar karanlık bir ortam yarattı ki, AKP bundan cesaret aldı, kendine bağlı medyayı genişletti. Halk TV de çiftlik kuran kimi yorumcu ve sözde gazeteciler istediklerini ekrana çıkardılar istediklerini çıkarmadılar. Halk TV parti içi muhalefetin de aracı haline gelmiş oldu.

Biz o dönem de yandaş değil Özgür Medya çağrısı yaptık, basın özgürlüğü için Halkın doğru haber alma, doğruları ve gerçekleri bilme hakkı için medyanın partileşmesine, partilerin bundan beslenmesine karşı çıktık. Partilerin yapılarının açık, şeffaf olması gerektiğini söyledik.

Ne yazık ki, partilerin o dönem değişik sorumluluk makamlarında olanlar, Halk TV nin el değiştirmesi sırasında olanlara da sessiz kaldılar. CHP nin bu kanalla maddi bağını, genel başkanının neden bir kanal sahibi olduğunu ve nasıl olduğunu açıklayamadılar. Bunlar halkın gözünde basın ve medyanın etkin gücünü kırdı, halkın sesi olan basın ve medya organı maalesef kalmadı. Gerçekten gazeteci denebilecek sorumluluk sahibi bir kaç insandan öteye gidemedi.

Bugün de emperyalizmden kaynaklarını alarak kurulan TV kanalları, satılmış gazeteciler basın ve medyanın kirlenmesine neden olmaktadırlar.

 

Çağrımız aynıdır… Yandaş medya olmaz, iktidarın, muhalefetin kanalı olmaz. Basın İlan Kurumu’nun adil ve hukuki olmayan ve bir nevi baskı unsuruna dönüşen taraflı uygulamaları engellenmelidir.

Bu kurumlar, kuruluşlar iktidarın kontrolünden çıkarılıp özgür ve özerk yapılara kavuşturulmalıdır. Bu iktidarla, bu meclis muhalefeti ile bu saydıklarımız olmayacak elbette.Herkes gücü ve aldığı rantın bir kısmıyla, belediyeler aracılığı ile bir besleme basın, gazeteci ordusu yaratmış durumdadır. Kimse bu kirli kazandan elini çekmiyor, çekmeyecektir.

 

Bu sonucun demokrasimize verdiği zarar büyüktür, kurucu değerlerimiz, devrimlerimiz, laik devletimiz zarar görürken basın ve medya kendi çıkarları için köşe kapmaca oynamakta, sahne maymunluğu ile iş bitirmektedir.

 

Kurucu değerlerimiz Basın ve Medyanın her türlü baskı ve engellemeden uzak, özgür ve tarafsız bir biçimde faaliyet göstermesini hedefler. Özgür bir gelecek için herkesi kurucu değerleri yeniden inşa etmek üzere çoban ateşlerinin başına davet ediyoruz.

 

Özlem Ağırman

Anadolu Uyanış Hareketi “Yeniden Milli Mücadele”