Hasan Balcı : Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin sorumsuzluğu

503

Ezber bozmaya devam.

 

Türk Silahlı kuvvetlerinin ” TSK”  PKK ile çatışmalarında kimyasal silah kullandığı , önce PKK tarafından sonra PKK’ya yakın örgütler tarafından iddia edilmişti. İdidalar ile ilgili son derece belirsiz olan görüntüler de PKK internet sitesi ve yayın kuruluşları tarafından yayınlanmıştı.

 

Bu iddilar üzerine ; Uluslararası gözlemciler TSK’nın çatışmalarda kimyasal silah kullandığına dair bir veriye ”iz -işaret-kalıntı” rastlamadıklarını açıklamışlardı.

 

Türk Tabipleri adına Şebnem Korur Fincancı büyük bir sorumsuzlukla PKK’nin iddiasını gündeme getirince önce kendi kurumundan “Türk Tabipler Birliği” , sonra toplumun büyük bir kesiminden tepki aldı.

Bu tepki iktidar Baskısına  dönüşünce Fincancı tutuklanmıştı.

  “Yargıya müdahale.”

 

Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan görüşmesinin ardından  Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınması talebiyle açılan davanın 7’nci duruşması Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, TTB’nin Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınmasına karar verdi.

 

TSK’nın Kimyasal savaş kullandığına dair PKK’nin çatışma alanlarından yükselen beyaz toz bulutlarından başka hiçbir kanıt yok.

Ayrıca savaştasınız, ne bekliyordunuz. Savaşın Ahlâkı mantığı, insafı mı olur.

Çanakkale savaşlarında olduğu gibi;   İngiliz, Anzak askerleriyle, Türk Askerlerinin kardeşlik parodilerini mi bekliyorsunuz ki o savaş Dünya tarihinin en zalim en kanlı savaşlarından biridir.

Böyle düşünüyorsanız neden savaşıyorsunuz.

Kamu vicdanı açısından olması gereken şudur ; Şebnem Hanım gerek hapishane gerek tahliye sonrası TTB Başkanlığından istifa etmeliydi.

Şebnem hanımın yukarıda ifade ettiğim hâll ve davranışına sadece biz tavır koymadık.

Tepki aldık mı?

Aldık.

Ezberleri bozmaya devam edeceğiz.

Çünkü sokaktan geliyoruz.

Sokakta şu var;

Cuma akşamları, okullar tatil edildiğinde okul bahçesinde düzenlenen merasim hoparlörlerle köylere verilir ve İstiklal Marşı okunur. Köy meydanında da bulunan bütün insanlar ayağa kalkar ,saygı duruşunda bulunur. O insanların hekimlere karşı saygısını bozdunuz

Ömür ve hayatları rooflarda, Taksim barlarında, Kadıköy barlarına geçen insanlar, toplumu bira şişesindeki baloncuk gibi gördüklerinden sorumsuzluklarıyla malesef kurumları da rezil ediyorlar.

Ne olacak?

TTB yönetimi faşist gericilerin eline teslim edilecek.

TSK’nın bugün geldiği yerde” onların deyimiyle” Terörle mücadele için Kimyasal gaz, silah kullanmaya gerek var mı?

PKK’lıların sattığı ihbar edip devlete teslim ettiği silahlı unsurlarını bölgeden MİT alıp getiriyor, ya da iha, siha’larla nokta atışıyla imha ediyor.

Şebnem hanımın görevdeyken, Sivas davasında yargılanan  sanıklar ilgili  olarak hazırladığı  Adli tıp raporlar da evlere şenliktir.

 

TTB yöneticilerinin sorumzuzluklarını eleştiriken elbette TTB’ye yapılan bu rezil hukuk müdahalesini de baştan ayağa reddediyoruz.