TKP’nin Komünist Belediyeciliği

190

Türkiye Komünist Partisi, 31 Mart yerel seçimlerine hazırlanırken komünist belediyeciliğin hayata geçirileceği her yerde şu ilkelerle hareket edeceğini ilan ediyor:

1. Komünistler için belediyecilikte temel hedef her şeyden önce örgütlülüğünün giderek bilincine varan halkın yönetime katılması için kanalların açılmasıdır.
Komünistlerin yetki aldığı her yerde halk mahalle, semt, okul, işyeri temsilcilikleri gibi kanallarla belediyenin yönetiminde söz sahibi olacaktır. Daha fazla olanak ve platform bulan emekçi halk bu mevziyi düzene karşı korumak için daha bilinçli hale gelecektir.

2. Komünist belediyecilik emekçi halkın refah ve mutluluğunu amaçlar.
Düzen içinde belediyecilik rant paylaşımına odaklanır. Komünistler ise belediyelerin etrafında kümelenmiş rant çetelerini dağıtmakla işe başlayacaktır. Tek bir patron ve müteahhit belediyeleri kendi çıkarları için kullanamayacak, ondan yararlanamayacaktır. Tek hedef emekçilerin yaşam niteliğinin gelişmesi olacaktır. Belediyenin tüm faaliyeti halkın ihtiyaçlarına göre planlanacaktır.

3. Emekçi halkın sağlıklı ve nitelikli barınma, ulaşım, eğitim, kültür ve dinlenme olanaklarına kavuşması için bütün olanaklar seferber edilir.
Birer hak olarak emekçi halkın sağlıklı ve sağlam konutlarda oturması, eğitim olanaklarına ulaşması, güvenilir kitle ulaşımının garanti edilmesi, dinlenme ve tatil yapma olanaklarının sağlanması başlıca hedef olacaktır. Kent planlamasında toplum ve çevre sağlığının esas alınması, yeşil alanların rantçılara karşı korunması ve geliştirilmesi ancak yerel yönetimlerde komünistlerin mücadelesiyle sağlanabilir.

4. Komünist belediyeler deprem kuşağında yer alan ülkemizin her yerinde şehirlerimizin güçlendirilmesi önceliğiyle hareket edecektir.
Şehirlerimizi deprem ve diğer doğal afetler karşısında savunmasız hale getiren halkın güvenliğini değil sermayedarların ve müteahhitlerin kâr hırsını önceleyen yaklaşımdır. Şehirlerimizi bu afetler karşısında güçlendirmek için önce yağmanın önünü kesilecek, ardından kaynaklar bir planlama doğrultusunda mevcut yerleşimlerin güçlendirilmesi, yeni yerleşimlerin ise bilimsel veriler doğrultusunda elverişli alanlarda kurulması için ayrılacaktır.

5. Komünistlerin belediye yönetimlerindeki varlığı, ortaklaşmayı ve birlikteliği güçlendiren bir kültürün geliştirilmesi demektir.
Çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin birlikte kendilerini geliştirebilecekleri ortamları yaratmak komünistlerin yerel yönetimlerdeki birincil görevlerindendir. Kolay ulaşılabilir ve yaygın bir kütüphane ağı, çocuklar ve gençler için bilim merkezleri, birlikte yazıp oynayacağımız piyesler için tiyatrolar, şarkılarımızı, türkülerimizi öğrenip söyleyeceğimiz korolar ve orkestralar, biliminin emekçilerin yararına nasıl sunulacağını anlatan konferans dizileri ve birlikte yapılan spor bu ortak yaşam kültürünü yaratmanın araçları olacaktır.

6. Komünistlerin belediyelerdeki çalışmaları uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasına karşı da bir bariyer olacaktır.
Düzenin emekçi halkı çürüten saldırılarına, uyuşturucu kullanımı ve her türlü yozlaşmaya karşı komünistler gençlerimizi koruyan önlemler alacaktır.

7. Kadınların eşitliği ve özgürlüğü için olanaklar yaratılacaktır.
Mahallelerde, kreş ve çocuk yuvalarının kurulması, kadınların ev dışında kamusal alanlarda yer almasının desteklenmesi, şiddete karşı korunması komünist yerel yönetimlerin sorumluluk alanındadır.
Kadınların eşit haklara sahip birer emekçi olarak istihdamına ek olanaklar yaratılması komünistler için belirleyici önemdedir.

8. Toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi için çalışmalar yürütülecektir.
Halkın temel sağlık sorunları; içme suyu ve gıda güvenliği, okul sağlığı, spor sağlığı, geri dönüşüm, atık sorunu gibi konular ancak yerel yönetimlerde komünistlerin etkili olmasıyla güven altına alınabilir. Belediyelerde sağlık birimleri oluşturulacak, bu birimlerde gönüllü hekim ve sağlıkçılar da görev alacaktır.

9. Tüketim ve üretim kooperatiflerinin kurulması emekçi halkın yaşamını kolaylaştıracaktır. Market zincirlerinin ve piyasa ilişkilerinin yarattığı pahalılığa karşı halkın temel gıda ve tüketim malzemelerine ucuza ulaşmasını sağlayacak tüketim ve yerel yerleşim yerinin özelliğine göre üreticilerin üretim maliyetleri karşısında destekleyecek ve emeklerinin karşılığını alabilmelerini sağlayacakları üretim kooperatiflerinin özendirilmesi yine ancak komünistlerin işi olabilir.

10. Komünist belediyeler işçilere karşı patron gibi davranan bir “şirket” olmayacaktır.
Komünist belediyelerde çalışan işçiler karar alma süreçlerine katılacaklar ve belediye işçilerinin, halkın refahı için ortak hedefler doğrultusunda verilen mücadelenin doğal bir parçası olmalarını sağlayacak koşullar teşvik edilecektir.

11. Komünistler belediyelerde hizmet yalanıyla kabul ettirilen ve fakat sadece patronların kârını amaçlayan taşeron düzenine son verecektir.
Komünistler son 30 yılda belediyelerde hakim kılınan taşeron düzenini reddedecek, belediye hizmetlerini irili ufaklı patronlar için kârlı bir sömürü alanı haline getiren bütün uygulamalara son verecektir.

12. Komünistler belediyelerde ırkçılığa, dinciliğe ve mezhepçiliğe geçit vermeyecektir.
Emekçi halkımızı dil, etnik köken ya da inancına göre ikinci sınıf ilan eden yaklaşımlara komünist belediyelerde yer olmayacaktır. Komünistler, yerel yönetimlerde din istismarına geçit vermeyecek, laik bir yönetim tarzını yerleştirecek, kardeşlik, barış ve birliği örgütleyecektir.

13. Komünist belediyeler uluslararası veya yerli sermayenin doğrudan ya da dolaylı maddi destek ve müdahalelerine tamamen kapalı olacaktır.
Yerli veya yabancı sermaye ile kimi emperyalist yapılanmaların proje, fon ve benzer adlar altında gerçekleştirdikleri her tür ekonomik, siyasi ve sosyal müdahale ve girişimlere komünist belediyelerde izin verilmeyecektir.

14. Komünist belediyeler ile toplumun eşitliğe ve özgürlüğe dayalı geleceği arasında bağ kurulur.
Komünistler hangi ilde, hangi ilçe ya da beldede yönetimde olurlarsa olsunlar tüm bir ülkeye ve tüm insanlığa karşı sorumlu olduklarını, yaptıkları her şeyin ülkemizin ve dünyanın geleceğini aydınlatma çabasının bir parçası olarak anlam taşıdığını hiçbir zaman akıllarından çıkarmayacaklardır.